Birçok fikir, doğduğu zihinden başka bir zihne aktarıldığında daha iyi gelişir.
Bir fikir, onu ilk düşünenin elinde bitmiş bir şey değildir; çoğu zaman yarım bir tohumdur ve toprağını başka bir zihinde bulur. Holmes'un sözü, fikrin sahibinin onu en iyi bilen kişi olduğu yönündeki sezgimize küçük bir itiraz getirir. Sahibi fikri çok iyi tanır, ama aynı zamanda kendi alışkanlıklarına, varsayımlarına ve körlüklerine de hapsolmuştur. Başka bir zihin farklı deneyimler, farklı sorular ve başka bir bakış açısı taşır. Fikir orada eksik yanlarını gösterir, beklenmedik bir yöne uzanır. Sözü, hekim ve sohbet denemeleriyle tanınan Oliver Wendell Holmes'a bağlamak yaygındır. Sohbetin düşünceyi beslediği yönündeki bakışa da uyar.
Bugün bunu kendi hayatınızda kullanmak için büyük bir toplantıya gerek yok. Aylardır kafanızda çevirdiğiniz bir proje fikriniz varsa, onu mükemmelleştirmeden bir arkadaşınıza anlatın. Arkadaşınız "Bunu neden şöyle yapmıyorsun?" dediğinde önerisini belki beğenmeyeceksiniz. Ama kendi cevabınızı ararken fikrin gerçekte neye benzediğini görürsünüz. Bazen de karşınızdaki onu alıp sizin hiç düşünmediğiniz bir yere taşır. Fikri paylaşmak ondan bir şey kaybetmek değil, ona yeni bir toprak bulmaktır.