Dürüst eleştiriyi kabullenmek zordur; özellikle bir akrabadan, bir dosttan, bir tanıdıktan ya da bir yabancıdan geliyorsa.
Sözün asıl inceliği sonundaki sıralamada saklı: akraba, dost, tanıdık, yabancı. Bu listeden sonra geriye kimse kalmıyor. Jones, eleştirinin acısını söyleyenin kim olduğuna bağlamıyor, çünkü dürüst eleştiri kimden gelirse gelsin canımızı yakıyor. Jones, Amerikan gazetelerinde yazan bir mizahçı olarak bilinir ve bu söz de onun insan zaafına yargılamadan, hafif bir abartıyla gülen tavrını yansıtır. Bu tür kısa nükteler dolaşıma girdikçe sahibi tartışılabildiği için kesin kaynağı konusunda temkinli olmak gerekir. Fikrin kendisi ise çok eskidir: kendimizle ilgili anlattığımız hikâyeyi korumak isteriz, dürüst eleştiri de o hikâyeye dokunur.
Bugün bunu şöyle kullanabilirsiniz. Diyelim ki bir sunum yaptınız ve iş arkadaşınız "ilk beş dakika fazla uzundu" dedi. İçinizde hemen bir savunma kıpırdar. O an "Bu cümle kimden gelse zor olurdu" diye düşünmek, tepkinin yalnızca ona değil, kendi hassasiyetinize de ait olduğunu görmenizi sağlar. Hemen katılmanız ya da itiraz etmeniz gerekmez. Akşam notlarınıza dönüp bakabilir, içinde işe yarar bir doğru var mı diye sakin sakin tartabilirsiniz. İlk sızının olağan olduğunu bilmek, çoğu zaman dinlemeye yetecek kadar yer açar.