Sorunlar olmasaydı, gelişmek için hiçbir neden olmazdı.
Eksiklik görmediğimiz yerde değişmek için bir sebep de bulamayız. Her şey yolunda giderken alışkanlıklarımızı, yöntemlerimizi, hatta kendimizi sorgulamak aklımıza gelmez. Sorun, işlerin düşündüğümüz gibi yürümediğini gösteren bir işaret gibidir. Rahatsız eder ama bir şeyin ayarlanması gerektiğini de söyler. Bu bakış, "ihtiyaç icadın anasıdır" atasözüyle ve sürekli iyileştirmeyi esas alan modern çalışma anlayışıyla yakın akrabadır. Benjamin C. Jones hakkında yaygın bilinen bir bilgi bulunmadığından sözün ona aidiyeti kesin olarak doğrulanamıyor; yine de fikrin kendisi yalın ve tanıdık.
Bunu gündelik hayatta şöyle kullanabiliriz: Küçük bir dükkân işleten biri, müşterilerin siparişlerin geç geldiğinden sürekli yakındığını düşünelim. Bu şikâyetleri baş ağrısı sayıp geçiştirmek mümkün. Ama aynı şikâyetleri bir ipucu olarak okursa, belki stok düzenini ya da teslimat saatlerini yeniden kurar ve işi eskisinden iyi yürütür. Sorunun sizi nereye çağırdığını sormak, ona katlanmayı biraz daha anlamlı kılar.