Birisi ayı göstermek için parmağıyla işaret ederse, parmağa değil aya bak. -(Śūraṅgama Sūtra)
Parmak bir araçtır; asıl önemli olan, parmağın işaret ettiği yerdir. Sözcükler, kurallar, öğretiler ve örnekler bize bir şeyi göstermeye çalışır, ama gösterilen şey onların kendisi değildir. Parmağa takılıp kalan kişi, gökyüzündeki aydan habersiz kalır.
Bu benzetme Mahayana Budizmi'nin önemli metinlerinden Śūraṅgama Sūtra'da geçer. Buddha'ya mal edilir, ancak metnin büyük olasılıkla sonradan, Çin'de şekillenmiş olduğu ve sözün tarihî Buddha'ya aitliğinin tartışmalı olduğu da bilinir. Her hâlükârda Budist düşüncedeki ortak fikri taşır: Öğretiler, hakikate götüren sal gibidir. Karşıya geçince salı sırtında taşımazsın.
Bugün bunu şöyle kullanabiliriz: Bir kitapta "her sabah beşte kalk" tavsiyesini okuyup kendini bu saate zorlayan, ama gün boyu yorgun ve verimsiz geçiren biri, tavsiyenin amacını, yani güne dingin ve istekli başlamayı gözden kaçırmış olabilir. Parmağa değil aya bakarsa şunu sorar: "Bu kural bana ne göstermeye çalışıyor?" Belki cevap, saati değiştirmek değil, uykusunu düzene sokmaktır.