İnsanlar, kendi üzerlerine koydukları sınırların aynısını senin üzerine de koymaya çalışacaklar. Onların güvensizliklerini, senin ulaşabileceğin tavan sanma.
Çevremizdeki insanların "yapamazsın" ya da "fazla hayalci olma" demesi çoğu zaman bizim hakkımızda değil, onların kendi hayatlarında çizdikleri çizgiyle ilgilidir. Söz, başkasının sınırını kendi ölçümüz sanmanın hatasına dikkat çekiyor: birinin cesaret edemediği şey, bizim için de imkânsız olmak zorunda değil. "Güvensizlik" kelimesi burada önemli, çünkü itirazın arkasında çoğu zaman kötü niyet değil, kendi korkusunu haklı çıkarma isteği vardır.
Bu bakış, Manson'ın genel yaklaşımıyla uyumlu: başkalarının yargılarını ve kendi kaygılarımızı kesin gerçek saymak yerine, neye değer vereceğimizi bilinçli seçmek. Sözün ona ait olup olmadığından tam emin değilim; çoğunlukla ona atfedilerek dolaşıyor.
Somut bir örnek verelim: otuzlarındaki bir muhasebeci yazılıma geçmek istiyor. Arkadaşları "bu yaştan sonra mı?" diyor. Belki onlar kendi işlerinde risk almaktan çekiniyordur. Muhasebeci bu cümleyi bir hüküm olarak değil, bir yorum olarak dinleyebilir. Akşamları küçük bir kursa yazılıp sınırını kendi deneyerek öğrenebilir. Tavanın nerede olduğunu başkasının korkusu değil, kendi denemesi göstersin.